Oscar Ödülleri’nde Tarih Yazıldı
82. Akademi Ödülleri’nde yönetmen Kate Bigelow’un yönetmenliğini yaptığı “The Hurt Locker” filmi kazandığı 6 oscar heykelciğiyle geceye damgasını vurdu.
Los Angeles’ta 3 bin 500 kişilik Kodak Tiyatrosun’nda gerçekleştirilen törende süprizler yaşandı ve 1929 yılından beri gerçekleştirilen etkinlikte, ilk kez bir kadın yönetmen “en iyi yönetmen” oscarının sahibi oldu.Sunuculuklarını Alec Baldwin ve Steve Martin’in yaptığı gecede, Hurt Locker ayrıca; “En İyi Özgün Senaryo”, “ En İyi Film”, “En İyi Kurgu”, “En İyi Ses Miksajı” ve “En İyi Ses Kurgusu” oscarlarını da kazandı. Geceden bol ödülle döneceği düşünülen Avatar ise 3 oscar ile yetindi.
Oyuncuların ödüllendirildiği katagorilerde süpriz çıkmadı. Jeff Briges, “Crazy Heart” filmindeki performansıyla “En İyi Erkek Oyuncu”, Sandro Bullock ise “The Blind Side”taki Leigh Anne Tuohy rolüyle “En İyi Kadın Oyuncu” oscarını alırken, “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” dalında herkesin favori gösterdiği Christoph Waltz, büyük onura ulaşan isim oldu. En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” oscarını ise Mo'Nique ya da Vera Farmiga’nın kazanacağını düşünenler yanılmadı ve Mo’nique ilk oscarını kaldırmış oldu.
Ödül alan diğer isimler ise şöyle;
En İyi Uyarlama Senaryo: Precious (Geoffrey Flechter)
En İyi Animasyon: Up/ Yukarı Bak (Pete Docter)
En İyi Yabancı Film: El Secreto de sus Ojos (Arjantin)
En İyi Görüntü Yönetmeni: Avatar (Mauro Fiore)
En İyi Sanat Yönetmeni: Avatar (Rick Carter, Robert Stromberg, Kim Sinclair)
En İyi Kostüm Tasarımı: The Young Victoria (Sandy Powell)
En İyi Kurgu: The Hurt Locker (Bob Murawski, Chris Innis)
En İyi Makyaj: Star Trek (Barney Burman, Mindy Hall and Joel Harlow)
En İyi Şarkı: The Weary Kind - Ryan Bingham ve T-Bone Burnett (Crazy Heart)
En İyi Müzik: Up (Michael Giacchino)
En İyi Görsel Efekt: Avatar (Joe Letteri, Stephen Rosenbaum, Richard Baneham, Andrew R. Jones)
En İyi Ses Kurgusu: The Hurt Locker (Paul N.J. Ottosson)
En İyi Ses Miksajı: The Hurt Locker (Paul N.J. Ottosson, Ray Beckett)
En İyi Belgesel (Uzun): The Cove (Louie Psihoyos)
En İyi Belgesel (Kısa): Music by Prudence (Roger Ross Williams ve Elinor Burkett)
En İyi Kısa Film: The New Tenants (Joachim Back and Tivi Magnusson)
En İyi Animasyon (Kısa): Logorama (Nicolas Schmerkin)
Felekten Bir Gece
5 Mart Cuma
Bekârlığa veda gecesi için Las Vegas’a giden dört arkadaşın kâbusa dönen eğlencelerini anlatan bu son derece yenilikçi komedi, Altın Küre almayı da başarıp yetkinliğini tescillemişti.
Bu yılın Altın Küre ödül töreninde müzikal/komedi kategorisinde en iyi film seçilen “Felekten Bir Gece” (The Hangover), son zamanların en orijinal komedi filmi. Evlenmek üzere olan arkadaşlarının (Bartha) bekârlığa vedasını Las Vegas’ta yapmak isteyen üç kafadarın (Cooper, Helms, Galifianakis) ‘günah şehri’nde yaşadıkları serüveni beyazperdeye taşıyor film. Sabaha kadar eğlenmekten başka hiçbir şey düşünmeyen dört arkadaş, bunu da beceriyorlar enikonu. Ancak sabah uyandıklarında evlenecek olan arkadaşın ‘kayıp’ olmasıyla her şey tersine dönüyor, enfes başlayan bekârlığa veda gezisi, tam bir kâbusa dönüşüyor. Bundan sonrasında karşılarına çıkan karakterlerse onları daha da dibe çekmekten başka bir işe yaramıyorlar...
Özellikle diyalog yazımındaki yetkinlikle dikkatleri çeken “Felekten Bir Gece”, bu yolla izleyiciyi hemen kapıp kavramayı başarıyor. “Afili Aynasızlar” (Starsky & Hutch) ve “Acemi Öğrenci Avcı Öğretmen” (School for Scoundrels) gibi çalışmalarıyla tanıdığımız Todd Phillips’in, elindeki değerli metne ihanet etmeyen anlatımıysa yapımın kalibresini yükseltiyor. Oyuncularsa bir harika! Başta Zach Galifianakis olmak üzere her bir aktörün, canlandırdıkları karakterlerin içinde bulundukları çözümsüz durumu kışkırtan performanslar sergilediklerini söylemek mümkün. Bu arada, Mike Tyson’ı unutmamak gerek. Sabıkalı boksör, varlığıyla bir tür ‘korku unsuru’na dönüşüyor filmde. Ama bir de Tyson’ın ‘hayali davul’ çaldığı “In the Air Tonight” sahnesi var ki, kaçırmak büyük hata olur.
MovieMax’te bu ay ‘Benjamin'Button'ın Tuhaf Hikayesi’, ‘Sihirli Dağ’ ve ‘Beverlyhills Çuvava’ın da aralarında bulunduğu 16 yeni film gösterime giriyor. Pazar akşamlarının vazgeçilmez kuşağını bu ay da kaçırmayın. 20.00’da ekrana gelen Pazar Kapalı Gişe kuşağında bu ay ‘Beverly Hills Çuvava’, ‘Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi’, ‘Kehanetı’ ve ‘Sihirli Dağ ' adlı filmleri izleyebilirsiniz. Kaçırdınız mı? Perşembe günleri yayınlanan tekrar kuşağında yeniden seyredebilirsiniz.
Ayın yenileri:
Dansçı Kız (B-Girl) – 1 Mart Pazartesi 20.00
Düşman Hattı: Kolombiya (Behind The Enemy Lines: Colombia) – 3 Mart Çarşamba 20.00 - HD
Beverly Hills Çuvava (Beverly Hills Chihuahua) – 7 Mart Pazar 20.00 - HD
Yankı (The Echo) – 5 Mart Cuma 00.25
Looney Tunes: Maceraya Devam (Looney Tunes: Back in Action) – 7 Mart Pazar 09.25 - HD
Hababam Rock (The School of Rock) – 8 Mart Pazartesi 20.00
Vesayet (Custody) – 10 Mart Çarşamba 20.00 - HD
Vinyan (Vinyan) - 12 Mart Cuma 23.45
Benjamin Botton’un Tuhaf Hikayesi (The Curious Case Of Benjamin Botton) – 14 Mart Pazar 20.00 - HD
Fındıkkıran Ve Fare Kral (The Nutcracker and The Mouse King) – 14 Mart Pazar 11.20
Nehir Macerası (Without a Paddle) – 15 Mart Pazartesi 20.00
Bolca Ben (More Of Me) – 17 Mart Çarşamba 20.00 - HD
Çizgili Pijamalı Çocuk (The Boy in the Striped Pyjamas) – 22 Mart Pazartesi 20.00 - HD
Eline Yüzüne Bulaştırmak (A Dog’s Breakfast) – 28 Mart Pazar 12.50
Sihirli Dağ (Race to Witch Mountain) – 28 Mart Pazar 20.00 - HD
Dünyanın Sonundaki Ev (A Home at the End of the World) – 29 Mart Pazartesi 20.00
DIGITURK salonlarında bu ay 4 yeni film gösterime giriyor. Gülmekten kırıp geçiren ‘Felekten Bir Gece’, renkli karakterleri ve eğlenceli anlatımıyla ‘G-Force’, Cameron Diaz’ın başrolde olduğu ‘Kız Kardeşimin Hikayesi, ve Oscar’lara 5 dalda aday olan “Yukarı Bak”.
Yeni Filmler:
Felekten Bir Gece (The Hangover): 5 Mart Cuma
G-Force (G-Force): 12 Mart Cuma
Kız Kardeşimin Hikayesi (My Sister’s Keeper): 19 Mart Cuma
Yukarı Bak (Up): 26 Mart Cuma
Gösterimi devam edenler:
Transformers: Yenilenlerin İntikamı (Transformers: Revenge of the Fallen)
Adamım Benim (I Love You, Man)
Star Trek
Jonas Brothers: Konser Deneyimi (Jonas Brothers: The Concert Experience)
Canavarlar Yaratıklara Karşı (Monsters vs. Aliens)
Kolpaçino
Teklif (The Proposal)
G.I. Joe: Kobra’nın Yükselişi (G.I. Joe: The Rise of the Cobra)
Kanal-İ-zasyon (Kanal-İ-zasyon)
Harry Potter ve Melez Prens (Harry Potter and the Half Blood Prince)
Gözüm Üstünde (Observe and Report)
Daha çok seçeneğiniz olsun istemez misiniz? Artık daha çok film, daha çok dizi, daha çok belgesel izleme fırsatınız var. DIGITURK PLUS üyeleri, kutularına yüklenen ve her hafta yenilenen içerikleri, son gösterim tarihlerine kadar diledikleri zaman izleyebilirler. Bu uygulamada özellikle dikkat edilmesi gereken bir nokta var: Programların yüklenebilmesi için, DIGITURK PLUS kutusunun fişininin takılı ve sinyal alıyor olması gerekiyor. Fişten çekilen kutular çalışmıyor olacağından, o gün yüklenecek olan belirli bir filmi, diziyi ya da belgeseli alamayabilirsiniz. Kutunun standby konumunda bırakılması şart değil; DVDigi, siz televizyonda başka bir programı izlerken de kutunuza yükleme yapar. Siz de kutunuza yüklenenleri daha sonra DIGITURK PLUS kumandası üzerindeki VOD tuşuna basarak izleyebilirsiniz.
Bu ay DVDigi’de öne çıkan filmler: Kate Hudson’ın rol aldığı romantik komedi “Arkadaşımın Aşkı” (My Best Friend’s Girl); kendisini Kubrick olarak tanıtan bir adamın ‘inat öyküsü’nü anlatan “Benim Adım Kubrick” (Colour Me Kubrick); yakın zamanda hayata veda eden Natasha Richardson’ın başrolde olduğu gerilim “Tutku Çemberi” (Asylum); Kate Backinsale’in meslek etiği ile hapishane parmaklıkları arasında sıkışıp kalan bir gazeteciyi canlandırdığı “Gerçeğin Işığında” (Nothing But the Truth); karısının ölümüyle sarsılan bir dedektifi merkeze alan sıra dışı gerilim “Mahşerin Dört Atlısı” (Horsemen); insan ruhunun ‘ağırlığı’nı tartmaya çalışan, Sean Penn ve Benicio Del Toro’yu buluşturan “21 Grams”; şirket sahibi iki kardeşin ayakta kalma mücadelesini anlatan “Ağustos” (August) ve aşkın unutulmazlığını ortaya koyan “Sil Baştan” (Eternal Sunshine of the Spotless Mind). 3 boyutlu ve HD olarak çekilen yerli belgesel “İstanbul’a Dokun” da, 2010 Kültür Başkenti İstanbul’u tüm güzelliğiyle ekrana taşıyor.
G.I. Joe: Kobra’nın Yükselişi
26 Şubat Cuma
Çizgi roman uyarlamalarının arasına ‘oyuncak uyarlaması’ olarak sızan film, bomba gibi bir aksiyon çalışmasının bütün ipuçlarını taşıyor.
1960’lardan bu yana Amerikan ordusunun askerlerini çocuklara sevdirme işlevi üstlenen “G.I. Joe” oyuncaklarını beyazperdeyle buluşturan “G.I. Joe: Kobra’nın Yükselişi” (G.I. Joe: The Rise of Cobra), sinema teknolojisinin gelişimine paralel olarak hızlanan çizgi roman uyarlamaları arasına ‘oyuncak uyarlaması’ kimliğiyle sızmayı başarıyor. Yakın gelecekte geçen hikâye, kötülerin karşısına özel ekipmanlarıyla çıkan özel ve gizli bir askerî birliğin nefes kesen serüvenlerini anlatıyor bizlere. Tipik çizgi roman dinamiklerini kendine malzeme yapan yönetmen Stephen Sommers, dünyayı ele geçirme niyetindeki ‘manyak’ bir adamın (Eccleston) eylemlerine karşı durmaya çalışan kahramanlarının akıl almaz eylemleriyle izleyiciyi oyalamayı başarıyor. Yapımın tamamını aksiyon temposu yüksek bir atmosfere hapseden yönetmen, böylece zengin ve renkli bir görünüme de ulaşıyor.
Yaklaşık iki saatlik süresi boyunca oradan oraya koşuşturan, yenilmezlik zırhına sahip kahramanların eylem planına kendinizi kaptırmamanız mümkün değil gerçekten de. Bunların ‘seçilmiş’ dünya askerleri olmasıyla resmin tamamlandığını görmek, filmin evrenselliği üzerine de ipuçları veriyor bizlere. Özellikle ‘süper kahraman’ arayışı içindeki gençlere istediklerini fazlasıyla veriyor “G.I. Joe: Kobra’nın Yükselişi”. Yönetmenin “Mumya” (The Mummy) filmlerinden ya da “Van Helsing”den deneyimlediği işin zanaat kısmıysa neredeyse kusursuz biçimde işliyor ve çalışmayı bomba gibi bir aksiyon filmine dönüştürüyor.
Harry Potter ve Melez Prens
19 Şubat Cuma
Dünyayı sarıp sarmalayan fenomenin altıncı durağı, Harry Potter’ı ezeli düşmanı
Lord Voldemort’un karanlık geçmişi hakkında yeni bilgilere götürüyor.
Harry Potter fenomeninin sonuna yaklaşırken işin ‘karanlık yüzü’ de daha belirgin biçimde ortaya çıkmaya başlıyor. Hogwarts’ın özel öğrencisi Harry ve arkadaşlarının okuldaki altıncı yılını anlatan “Harry Potter ve Melez Prens” (Harry Potter and the Half-Blood Prince), kahramanımızı bir kez daha tehlikenin göbeğine atıyor ve onu zorlu bir sınava çekiyor.
Harry Potter’ın (Radcliffe) eline bu bölümde bir kitap geçiyor, ama ne kitap! “Bu kitap Melez Prens’e aittir” notunun yer aldığı kitap sayesinde ezeli düşmanı Lord Voldemort’un karanlık geçmişi hakkında yeni şeyler öğrenmeye başlayan Harry, bunun sonucunda dostlarıyla birlikte ölümcül tuzakların içine çekiliyor. Ama ‘seçilmiş’ Harry’yi ortadan kaldırmak o kadar da kolay değil tabii! Bu arada, ‘Melez Prens’in kim olduğu yönündeki gizemi çözmek de kahramanımıza düşüyor haliyle...
J.K. Rowling’in dünyayı sarıp sarmalayan bir fenomene dönüşen kitap serisinin beyazperde uyarlamalarında sona yaklaştıkça, ‘bütün’ hakkında daha doyurucu bilgilere de sahip oluyoruz. Sürprizler gene öne çıkıyor bu bölümde, iyi ve kötü karakterlerin sırlarıyla ilgili yeni ipuçları elde ediyoruz, Harry Potter’ın çevresindeki halkanın daha da genişlediğine tanık oluyoruz. Öte yandan kahramanımızın artık bir çocuk olmadığını görmekse geçen zamanın ona kattıklarını hissetmemizi sağlıyor.
İlk bölümden dördüncüye kadar senaryolara imza atan Steve Kloves’un bir bölümü boş geçtikten sonra yeniden senarist olarak karşımıza çıkması ise serinin bütünlüğü açısından önemli gibi duruyor, altıncı bölüme çok şey katıyor Kloves. Ve sonuç olarak, “Harry Potter ve Melez Prens”i kahramanımızın serüvenlerinde önemli bir durak haline getiriyor bu durum.
Kanal-İ-zasyon
12 Şubat Cuma
Salonlarda bu hafta 2009 yılının sonlarında vizyona giren Kanal-i-zasyon gösteriliyor.
Okan Bayülgen'i sinema filmlerinde görmek isteyen hayranları için güzel bir fırsat. Filmde Bayülgenin canlandırdığı temizlik görevlisi karakterinin gözünden, günden güne yozlaşan medya eleştiriliyor.Filmin ayrıntılı konusu ise şöyle;
Fakir evinde annesiyle birlikte mutlu, mesut bir hayat süren İmdat (Okan Bayülgen) bir temizlik şirketinde cam silici olarak çalışmaktadır.Hayattaki en büyük zevki televizyon izlemektir. Kanal-İ televizyonu'nun canmlarını silerken, kanalın üçkağıtçı müdürü Berk tarafından eşsiz reyting sezgisi keşfedilir.
Olaylar çılgınca bir hızla ilerler ve İmdat kendisini genel yayın yönetmenliği yaparken bulur. İmdat ve ekibi yaptıkları birbirinden komik ve acayip programlarla Türkiye'nin gündemine oturur. Ancak İmdat tüm saflığıyla başarıdanm başarıya koşarken, kendisine kurulan tuzakla, birden bire Türkiye'nin bir numaralı medya suçlusu haline gelecektir...
Aralık ayında, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Brittany Murphy, GoldMax'in Aşk Haftası özel kuşağında bizlerle buluşuyor. Ashton Kutcher ile başrolleri paylaştırğı "Yeni Evli" (Just Married), 9 Şubat Salı 22.15'te GoldMax'te.
Yeni Evli
9 Şubat Salı 22.15
Bir radyo muhabiri olan Tom Leezak (Kutcher) ile özgür ruhlu yazar Sarah McNerney (Murphy), birlikte olmaktan son derece mutluluk duyan bir çifttir. Birbirlerinden farklıdırlar ama bu, ilişkilerinde hiçbir sorun yaratmamaktadır. Çevrelerinde tepki çeken bu farklılıklara gülüp geçen ikili, aile ve arkadaşlarına inat evlenirler. Geleceğe dair umut dolu ve renkli planları vardır. Başlangıç olarak İtalya’da dillere destan, masal gibi bir balayı geçirmeyi planlarlar. Tom ve Sarah, Avrupa’ya ayak basıp İtalya’ya geldiğinde, onları ayırmak isteyenler, kahramanlarımızın balaylarını cehenneme çevirmek için ellerinden geleni yapacaklardır.
Gözüm Üstünde
5 Şubat Cuma
Seth Rogen ve Ray Liotta’nın karşıt uçlarda iki karakteri ustaca canlandırdıkları yapım, polisiyeyle komediyi başarıyla harmanlıyor.
Son yılların aranan aktörleri içinde kendine yer bulan, fiziğiyle değilse de ‘serbest vezin’ oyunculuğuyla dikkatleri kendine çeken Seth Rogen’ı başrole taşıyan “Gözüm Üstünde” (Observe and Report), birçok soruşturmada 2009’un en iyileri arasında gösterilmiş bir çalışma.
Alkolik annesiyle (Weston) yaşayan güvenlik görevlisi Ronnie Barnhardt’ın (Rogen) dünyasına dalıyoruz hikâyede... Çalıştığı alışveriş merkezinde hırsızlıklar baş gösterince, kahramanımızın da eylem planı devreye girer. Şehrin polis teşkilatından bir dedektifin (Liotta) olayı incelemesi için gelmesiyle ‘polis olma’ hevesi depreşen Ronnie, böylece kozmetik dükkânında çalışan Brandi’yi (Faris) de tavlayabileceğini düşünmeye başlar. Ama bu iş sandığı kadar kolay olmayacaktır...
Seth Rogen ve Ray Liotta’nın karşıt uçlarda iki karakteri başarıyla canlandırdıkları “Gözüm Üstünde”, polisiyeyle komediyi etkili bir biçimde harmanlayan keyifli bir yapım. Bu iki aktörün sürükleyip götürdükleri hikâye, karakter derinliklerinin es geçilmediği senaryonun da çabasıyla ilgiyle takip ediliyor. Özellikle Ronnie Barnhardt karakterinin hayatla ve kendisiyle olan hesaplaşması, filmi sıradan bir komedinin ötesine taşıyıp derinlikli bir yöne doğru itiyor.